23 Mayıs 2012 Çarşamba

Evler

Eski Foçanın ekonomik gelişmesinde öne çıkan sektörlerin başında balıkçılık,turizm,Tarıma dayalı küçük işletmeler(foça şarapları)(foça karası üzümü)tarım ve ticaret geliyor.Turizm faaliyetlerinin, bulunan antik kalıntılarla canlanması bekleniyor ama ne yazık ki yeterli düzeye ulaşmış bulunmamaktadır.. Birbirinden güzel otel ve taş binalar turistleri cezbediyor.

 Sit alanları ile üç büyük askeri birliğin yer aldığı ilçemizde,yerleşimin az olması büyükşehirden kaçanlar için mülk sahibi olmada en önemli tercih seçeneği.
Ev fiyatları ve kiraları diğer ilçelere göre yüksek.Eshot otobüsünde yanımda oturan bir öğrenciye evlerini kaça tuttuklarını sordum"3 arkadaş 750 veriyoruz kişi başı 250 düşüyor.Doğal gazın olmaması elektrik faturasını da yüksek kılıyor.Geçen ay163 tl elektrik faturası ödedik..Gece hayatının olmamasından dolayı kar ediyoruz.Gece dışarıda takıldığımız bir iki mekan var.Oralarıda ezberlediğimiz için artık evde oturuyoruz".dedi.İzmir merkezde özel yurtta kalan arkadaşlarının ise 400 lira ile barınma ve yemek ihtiyaçlarını karşıladıklarını bunun yanında sosyal aktiviteler ininde fazla olduğunu iç çekerek anlattı.. "Havaların ısınmasıyla sezon turistleri gelmeye başladı.Bugünlerde en yoğun sektör mensupları sanırım emlakçılar.Yazlıklar kiralanıyor.Emeklilik hayali taş ev seçenekleri irdeleniyor...

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Toplum ve Çocuk Gençlik Merkezi(Eğitim Şart)::

  •  Eğitim ve okumanın yaşı yok.Meslek sahibi olduktan sonrada gelişmelere kapalı ve okumadığımız sürece körelmeye açığız."Mektep cehaleti alır eşeklik baki kalır "sözü, eğitimi sadece diplomayla sınırlı tutanlar için söylenmiş olsa gerek....Okudukça yoğrulmak ve pişmek insan ruhunu geliştirip yüceltiyor.Geleceğimiz,evlatlarımızı yetiştirirken bilinçli ve örnek aile olmanın yolu şüphesiz okumadan geçer.Değişmeyen tek şey değişim.Değişime ayak uydurabilmek ,sosyal,psikolojik ve bedenen sağlıklı olabilmek adına yapılabilecek etkinlik seçenekleri gözden geçirilebilir.Bu bağlamda resmi ve sivil kurum, kuruluşların açtıkları kursları takip etmek en kolay ve zahmetsizi sanırım.
Romanların yaşadığı semt diye geçer İzmir Yenişehir.....İzmir Yenişehir Toplum ve Çocuk Gençlik merkezi açılmış....Kurs ilanları her yere dağıtıldı.Bilgisayar,müzik ve ders destek gibi seçenekler var.
  •  Turizm haftasını kutlayalı epey oldu.Okul öğrencilerinin özenerek hazırladıkları bu pano çok hoşuma gitti..Ülkemizi tanıtmak ve bilinmeyen güzelliklerini dünyaya tanıtmak adına turizm önemli bir açık kapı.Son yıllarda sayıları mantar gibi artan otel içi turistlerin malum esnafa pek fazla getirisi yok.Otelden dışarı çıkmayan ekonomiye katkısı bulunmayan bu grupların amacı sadece eğlenmek ve ucuza tatil geçirmek.Ülkelerine dönerken yağız delikanlılarımızı da damat olarak götürmeleri güzide ev kızlarımız içinde ayrı bir konu....Ekonomiye katkıda bulunan tarihi ve doğal güzellikleri araştıran turistlere ise ne yazık ki yıllar önce olduğu gibi halen biraz daha fazla para gözüyle bakılıyor.
  • Yurt dışından tüm Türkiye'ye gezmek için yola çıkan misafirlerime kurs gördüğüm okulun adresini verdim.Aradığımda İzmir e 85 km kaldı geliyoruz diye cevap verdiler.
  • Kemer metrosunda inip okula geleceklerdi.Minibüsçülere okulun adresini sormuşlar.Minibüslerde okulun çok yakınından geçiyor...
  • Minibüsçü taksiciye yönlendirmiş.(herhalde misafirlerim zahmetsizce adrese gelsinler diye)
  • Taksicide misafirlerimi Halka pınara götürmüş.Kemer nerdeee Halka pınar nerde.Telefonum kapanmak üzereydi...Bir Yakınımı arayıp misafirlerimle iletişime geçmesini istedim.Telefonda şoförü istemiş.
  • Şoför kendini minibüsçü diye tanıtmış.Biraz sonra adrese götürüyorum diye bilgi vermiş.
  • Bu arada misafirlerimi "susun"diye azarlıyormuş.Yağmur altında bir yarım saat bekledikten sonra tekrar taksiciyle iletişime geçtim.
  • Yanımda bir trafik polisi olduğunu misafirlerim için kaygılandığımı söyledim.
  • İki dakika içinde taksi bulunduğum yere geldi.Çok şükür ki başlarına bir şey gelmeden metroya ulaştık.İşte böyle...Gelen turistleri korkutursak ülkemize gele gele esnafın şikayet ettiği otel müşterileri gelir.Hani meşhur Ezop masalı vardır...Keçiyle Eşek.......
KEÇİYLE EŞEK
bir adamın bir keçisiyle bir de eşeği varmış.keçi:ona  benden daha iyi bakıyorlar!  onu benden daha iyi doyuruyorlar" diye eşeği kınamış .bir kurnazlık düşünmüş.eşeğe demiş ki:ne olacak senin durumun?bir değirmen taşına koşarlar  onu çevirirsin bir sırtına yük vururlar onu taşırsın! birgün rahat ettiğin yok ..  ben senin yerinde olsam bir hendeğin yanından geçerken yuvarlanıveririm   ,belki birkaç gün  dinlenirim eşek keçinin öğüdünü  tutmuş ve bir hendeğin yanından geçerken  kendini yere bırakmış  etrafı yara bere içinde kalmış.sahibi hemen bir baytar çağırmış baytar eşeği muayene etmiş ve " buna bir keçi ciğeri kaynatıp suyunu içireceksin "deyivermiş adam tek eşeği iyileşsin diye  keçiyi orada kesivermiş .  başkasına kötülük için hileler yapan sonunda cezasını kendisi çeker.
 İyi düşünmek ve iyi insan olmak en kolayı.Kötülük yapan insanlar daha çok kaygı ve stres altına giriyor ve eninde sonunda gözyaşı döküyorlar....Bugün bana yarın sana.....
İçimizdeki kötü düşünceleride belki eğitim ve kitapla olumlu davranışlara çevirebiliriz ne dersiniz?.

3 Mayıs 2012 Perşembe

Genç Fay Hattı

Alnındaki çizgiler deprem haritasındaki kırmızı çizgili fayları hatırlattı bana....Eski ve hareketli fay hatlarını...Bilindik sebepleri ve sonuçları vardı.,umut ışığı yansımış gözleri ,amaç ve sevgi doluydu Halime teyzenin.
Van'da 4 katlı bir apartmanda yaşarken depremin değiştirdiği hayatlardan sadece bir tanesi...
-Oğlum yeni ev almıştı kredisi bitmeden depremle elimizden kaydı gitti.Şimdi gelinleri ve torunlarıyla birlikte spor müdürlüğünün misafirhanesinde kalıyor."Nidek, cana gelmesin".diyede yorgun ses tonuyla şükrediyor.
Ebrar; sıkı sıkı yapışıyor ninesinin kucağındaki kardeşinin eline.Annesi çalışırken kardeşiyle ilgileniyor.
-Her şey boş evladım.Malda mülkte.Hiçbir şeyde gözüm kalmadı.Biz kurtulduk ya buna şükür.
.Her gün yeni birini yolcu ediyorlar.Van'da malları ve evleri sağlam olanlar birer birer gidiyorlar memleketlerine....
.Oğlu Vandaymış halen.Tayini çıkmadığı için ayda bir kez gelip ailesini ziyaret ediyormuş.
-Rahatımız çok iyi.Yemeğimiz kahvaltımız veriliyor."Kaymakam bey ilgileniyor ama evimi özlüyorum.Memleket hasreti çok zormuş."
Son günlerde İzmir de yaşanan depremler en çok onları etkilemiş.Depremden kaçıp depremle yaşamak.
   2 Gündür uykusuzum.Onları düşünemiyorum.Birisi 5,0 diğeri 4,4 ve bu sabah saat 5'e doğru 4,0.....
Köpekler uluyor.Acı acı havlıyorlar.Duyamadığımız sesleri duyup rahatsız oldukları belli....
Arabanın içine yatak yorgan istifledik.Çoğu kişi çadır kurmuş.Kuvvetli sarsıntılarda, hemen çocuk odasına koşup çocuklara bakıyorum.Her şey bir anlık.Bir nefes sonrasını tahmin edemiyorsunuz.Artık kesildi derken 4 şiddetinde sallanmak korkuları körüklüyor.Sonumuz hayır ola.Deprem bölgesinde yaşıyoruz.Yeni bir fay hattı çıkmış diye yazıyor gazeteler....Alışacağız.Depremle yaşamayı öğreneceğiz.Her nefesin kıymetini bilerek yaşamak lazım.Günlük dert ve sıkıntılara eyvallah deyin.Geçmiş olsun İzmir e


1 Mayıs 2012 Salı

Gencim Güzelim

Hamburger, patates ve hızlı tüketilen gıdalar, hayatımızda daha çok yer teşkil ettiğinden beri "obez "sözcüğünü daha çok duyar olduk."Obeziteye hayır" yürüyüşü sonrası Yusuf Hoca; öğrencilere ve halka spor yaptırdı.Yürüyüşün sloganı ise"gencim,güzelim obeziteyi ezerim"idi:)

23 Nisan 2012 Pazartesi

Sakız

Sakız macunu,sakızlı lokma,sakızlı muhallebi,sakızlı döndergeç tatlısı,kaşık tatlısı....vb
Kumrucu Şevkinin,kumruları muhteşem.
Serpme köy kahvaltısı 15 lira.
Eski osmanlı mimarisi,rum evleri,cumbalı evler,ve taş evler....
Çeşitli uygarlıklardan kalma yapıtları barındıran Alaçatı sokaklarında gezerken hediyelik seçeneklere göz atabilirsiniz.
Farklı dekore edilmiş birbirinden güzel mekanlarda Alaçatı kültürünün geçmişten bugüne izini sürebilirsiniz.